“iyi ki zihinleri göremiyoruz, içindekinden emin olamıyoruz” dıye düşündüğüm günlerden birine uyanacağımı hiç düşünmemiştim bu sabah. aksi gibi birçok işim de vardı. annem bugün yarım gün çalıştı haliyle de biriken işlerini yapmak için emir eri olarak beni seçti. güzel bir gün geçirdik kendisiyle. neredeyse dün beni sinirimden kudurtan, küçücük çocuklara yapılan sıfat bulamadığım eziyetlerin etkisini bile unutturdu bu güzel gün bana. annemle vakit geçirmeye bayılıyorum desem az bile söylemiş olurum, ama bunlar sadece teferruat şu an… işim var dedim ya, kafamı kendisine takmam için yalvaran birçok şey buldum kendime, hiçbirine yüz vermedim. çok iyi gidiyordum esasında, sonra cüneyt özdemir’in sayfasında “aşık olan öğrencileri dersaneden atan dersaneci” diye birşey gördüm sandım. bir nefes aldım, sonra yeniden baktım, vallahi öyle yazıyor. başladım salavat çevirmeye tabii. sonra hemen programı açtım, başlamıştı. ekranın sol tarafında cüneyt beyler, sağ tarafında gevrek gülüşlü, kaşı gözü oynayan, dişleri yüzyıllardır kahve ve sigara ikilisinden başka arkadaşı olmadığını gözler önüne seren bir hatun. nasıl olsun ki zaten… 10 aylık taksite bağladığı ve bu taksitlerin ilk 8’ini tahsil ettikten sonra 28 öğrenciyi “sen aşıksın arkadaş” diyerek dersaneden atıp,gönül rahatlığıyla ben %100 başarı sağladım diyebiliyor. siz bu hatunla arkadaşlık yapar mıydınız? sonra durmuyor hatun, sözleşmeye “sorgusuz sorusuz ilişiği kesilir” yazmış ve bununla gurur duyduğunu söylüyor, alnı açık ablamızın. sonra cücü taarruza geçiyor. abla geri adım atar gibi oluyor, imdadına dersanenin rehber uzmanı yetişiyor. onlar konuştukça millet bileniyor. bunlar cemaatçi diye mesajlar okuyor cücü. esas delirten demeç burada geliyor hanımefendiden, “biz” diyor hanımefendi “ATATÜRK’ün ilkeleriyle çağdaş bir eğitim veriyoruz” ve tam bunu duyduğumuz anda, çağdaş türk milleti olarak bizler ne yapıyoruz, tabii ki ayağa kalkıp bu ÇAĞDAŞ (!) eğitimciyi alkışlamaya başlıyoruz… ben bugün bunu gördüm, bu kadar delirecek şeyim varken bir de buna delirdim ve en önemlisi ben bugün bir kez daha şükrettim zihinleri göremediğimiz için. bu zihinler etrafta oldukça da, daha çok şükrederim gibime gelmeye başladı…(bitti)
Buralar hep dutluktu...
By GGiant